Hayatınız Tomatis'le Dengelenecek.

Burcu Harmankaya - CHI Dergisi

Tomatis metodu, algılama potansiyelimizi ve iletişim yeteneğimizi en optimal şekilde kullanmamızı sağlıyor; özgüveni arttırarak iletişim sorunlarının üstesinden gelip sağlıklı ve dengeli bir yaşam imkanı sunuyor.

Tomatis Metodu her insanın fiziksel ve duygusal gelişiminde kulağın özel bir rolünün olduğunu kanıtlayan Prof. Dr. Alfred Tomatis'in yarım asırın üzerindeki birikimi ile geliştirdiği bir yöntem. Antropolog, klinik psikolog ve terapist Dr. Alfred Tomatis duyma ve konuşma arasındaki ilişkiyi ve ses algılaması ile psikolojik konumun karşılıklı etkileşimlerini fark ederek kendi adını taşıyan Tomatis Metoduyla, yorgunluktan depresyon, öğrenme zorluğundan iletişim bozukluğuna, dikkat eksikliği sendromundan otizme varıncaya kadar bir sürü rahatsızlığa derman olmuş. Onun terapi yöntemi, kulağın sadece bir ses organı olmasının yanı sıra denge merkezi ve beyinin en önemli enerji kaynağı olduğu fikrine dayanıyor.

Tomatis, çalışmalarına II. Dünya Savaşı'nın ardından, seslerini kaybeden opera sanatçılarını ve işitme zorluğu yaşayan savaş pilotlarını inceleyerek başlamış. Kulakların bazı frekansları algılamadığı zaman, sesin onları ihtiva edemeyeceğini; işitmeye etki edildiğinde sesin hemen değişebileceğini; iç kulakta bulunan bedenin en küçük iki kasına idman yaptırarak işitmenin iyileşebileceğini anlamış. Şu anda Tomatis Yasaları olarak bilinen bu üç prensip, onu, ses ve müziği filtre eden Elektronik Kulak adını verdiği bir cihazı yaratmaya itmiş. Kulağın bir denge organı olması ve beyin hücrelerini elektriksel olarak şarj edememesi koordinasyon ve konsantrasyon bozukluklarına; yorgunluk ve hafıza kaybına, duyusal anabolik faaliyet aksaklıklarına yol açıyor. Uzun süren çalışmaları sonucunda bu bilgiye ulaşan Tomatis, metoduyla insanların doğuştan varolan ve zaman zaman kullanmadıkları potansiyellerinden faydalanmalarını hedeflemiş.

Metodun içinde yer alan müzik dinleme kürleri, kulağın dinlemeyi öğrenmesine ve daha iyi ses analizi yapabilmesine olanak sağlıyor. Böylece eksik olan frekanslar tekrar algılanmaya başlanırken kişinin zayıf veya kaybolmuş olan dinleme potansiyeli aktive edilerek algılama ve yaşam kalitesinde artış meydana geliyor. Seanslarda, Tomatis lisansı altında üretilen "Elektronik Kulak" aracılığı ile kişiye özel olarak filtre edilen matematiksel mükemmelliğe sahip, müzik spektrumundaki ince ve kalın titreşimlerin tümünü bir arada bulunduran, saf ve yalın tınılarıyla insana çabuk etki eden Mozart besteleri dinletiliyor. Temel Program, ikişer saatlik ilk dinleme kürlerinden (yaklaşık 10 - 12 gün) sonra üç haftalık ana ve 8 günlük ikişer saatlik ikinci bölüm seanslarla son buluyor. Temel program sonrasında kişinin duyma ve dinleme yetisinde kalıcı değişiklikler yaratılarak, psikolojik ve fiziksel durumunda olumlu gelişmeler gözlemleniyor. Yetişkin ve çocukların kullanmaya başladıkları kaynakları, enerjilerinde ve algılamalarında artışı da beraberinde getiriyor. Metot, aynı zamanda yaratıcılığı arttırmak ve yabancı dilleri kolayca öğrenmek için de kullanılıyor. Her dil farklı frekanslar içerdiğinden bir harfi söyleyebilmek için kulağı o titreşimini algılayacak seviyede olması gerekiyor. Mesela 1000 Hz. ile 2000 Hz. arasındaki frekansları duyan Fransız kulaklar, frekansı 2000 Hz. İle 12000 Hz. Arasında değişen İngilizceyi kavramakta zorlanıyorlar. Diğer bir taraftan frekansı çok yüksek olan Ruslar bütün dillere rahatlıkla adapte olabiliyor. İşte Toamtis bu durumda devreye girerek kulağın frekansları tanımasını sağlıyor.

Bu gün tüm dünyada 160 sertifikalı Tomatis Merkezi bulunuyor. BU merkezlerden biri de 2003 yılının Ekim ayında İstanbul'da faaliyete geçen Tomatis Listening Center. Merkezin kurucusu Iris Steinfeld Akıncı, Viyana Üniversitesi'nde psikoloji ve pedagoji üzerine 6 yıllık üniversite eğitimi ve ihtisas yapmış. Öğrenim döneminden sonra 5 yıl süre ile Viyana ve Innsbruck'da Avusturya devletinin sosyal görevlisi olarak ihtiyacı olan çocuklara ve ailelerine terapi hizmeti vermiş. İşte o dönemde iki yıldır psikolojik destek verdiği ve ilerleme kaydetmekte çok zorlanan bir çocuk hastasının Tomatis Metoduyla 10 günlük sürede aldığı yol, onu çok etkileyerek Tomatis Metodu'na yaklaştırmış. Iris Steinfeld Akıncı'yla, insanı şaşırtan Tomatis Metodunu konuştuk.

Kulak Neden Önemli

Gelişimini ilk olarak tamamlayan duyu organımızdır. Denge organıdır - kasların tüm hareketlerini kontrol eder ve bedenin (omurganın) dik durmasını sağlar. Aynı zamanda beynin enerji kaynağıdır. Kulağın uyarılması beynin enerji depolamasını sağlamaktadır. Ses kalitemizin ve vurgu gücünün temelini oluşturmaktadır. Kulağın algılama kalitesini düşüklüğü, öğrenme, iletişim, konuşma, yorgunluk, kulak çınlaması gibi bir çok soruna neden olabilmekte ve kişinin kendi kaynaklarını kullanmasına engel oluşturmaktadır. Kulak aynı zamanda beyin için bir dinamo, jeneratör gibidir. Yüksek frekansta beynimiz enerji yayıyor. Yani kulak kendi sesine yüksek frekansla erişirse kendi kendini şarj etmiş oluyoruz. Bu frekans düşükse hayat enerjimiz düşüyor ve beynimize yeterli enerji gitmiyor. Bu insan aynı zamanda hareket de etmiyorsa bu depresyona yol açıyor. Beynimizi şarj etmek için iki yolumuz var; ya yüksek frekanslı sesimizi kullanacağız ya da hareket edeceğiz. Alfred Tomatis'in Metoduna dayanarak teşkil eden 3 yasa var.
  • Ses sadece kulağın duyduklarını içermektedir.
  • Dinleme modifiye edildiğinde ses de otomatik olarak modifiye olmaktadır.
  • Konuşmanın değişmesi, süreli olarak yapılan işitsel stimülasyon ile mümkündür.
  • Tomatis'în çok kişiyi şaşırtan bir diğer buluşu ise kulaklardan birinin ötekine nispeten daha kuvvetli oluşu. Sağ kulak hakimliği kişinin hızlı düşünüp, çabuk öğrendiğini ve daha güzel konuşabildiğini gösteriyor. Sağ kulak dilin merkezi olarak (analitik beyin) sol beyne bağlı olduğu için. Sol kulak hakimliğinde ise, bilgiyi "corpus callosum" üzerinden sol beyne yollarken hata ve gecikmeler ortaya çıkıyor. Telefonda hangi kulaktan konuşuyorsak ya da surat ifademiz konuşurken nasıl oluyorsa diğer bir kulaktan kendimizi kontrol ediyoruz demektir. Sağ kulak sol beyin giden kısa yoldur. Ama böyle kişiler, sistematik, mantıklıdır. Duygular çok yoğun değildir, yaratıcılığı ve sosyalliği yoktur. Sol kulak sağ beyin giden yolsa, daha duygusal, yaratıcı, sosyalliği çok yüksek, empatik kişileri temsil eder. Tomatis, "bir kişi çok yoğun olarak sesini sol tarafta kontrol ediyorsa sınavlarda, toplantılarda çok heyecanlanabilir, kalp çarpıntısı, stres yaratabilir ve böylece de kendini bloke eder" demiş. Dolayısıyla da Tomatis başarılı bir hayat için sağ kulağın dominant olmasını tercih ediyor. Orta kulak dışarıda kendimizi nasıl tanıttığımızı, nasıl gösterdiğimizi ifade ediyor. İç kulak ise iç dünyamızı gösteriyor. Sesler önce dış kulağa geliyor. O, sesleri törpülüyor, süzüyor sonra da iç kulağa veriyor. Mesela Hiperaktivite de ses, süzülmeden direk içi kulağa geliyor. Bu da strese, gerginliğe yol açıyor. Biz duymaya bakmıyoruz dinlemekle ilgileniyoruz. Çünkü duymak pasif dinlemek aktif bir durum. Biz kulakla öğreniyoruz, kulakla yazıyoruz, kulakla konuşuyoruz, en önemlisi sağ sol kulağın, sağ, sol beynin iş birliği yapması. Biz bunu amaçlıyoruz.

    Müzik seçimlerinin Mozart'tan yana olmasının sebebi nedir?

    Diğer müzik türlerinin muhtelif kereler denenmesinden sonra dünyanın her yerinde Mozart'ın müziği ile elde edilen sonuçların şaşırtıcı bir şekilde başarılı olduğu anlaşılmıştır. Aslında bu müzik her kıtada kabul görmekle birlikte, dinleyenlerin içi dengelerini kurmalarına da olanak sağlamaktadır. Bu etkiyi anlayabilmek için müziğin, karakteri olan ritim ile vücuda dokunduğunu, ses uyumu ile duygulara eriştiğini ve melodi ile zekaya hitap ettiğini algılamak gerekmektedir. İdeal müzikte bu üç parametrenin uyum içinde olması gerekmektedir. Bu durum çoğu müzikte görülememekte, bunlardan bir veya birkaçı baskın olabilmektedir. Mozart'ın müziğinde bu üç parametrenin dengelerinin kurulduğu görülmekte ve bu durum Mozart'ın müziğinin evrensel karakterini açıklamaktadır. Mozart'ta bütün frekanslar mevcuttur.

    Neden filtrelenmiş müzik kullanılıyor?

    4000 Hertz civarındaki filtreleme işlemi, beynin kendisini, belli bölgelerinin akustik analizine yönlendirmesini sağlamaktadır. Daha yüksek derecede filtrelenmiş sesler doğum öncesi tecrübeye tekabül etmektedir. Fakat bu fetusun düşük frekansları algılama yeteneğinden yoksun olduğu anlamına gelmemektedir. Alfred Tomatis'e göre, kulağın erken gelişiminin nedeni onun sinir sisteminin gelişimine enerji sağlamda oynadığı roldür. İşte bu ilksel yetkinlikten faydalanmak içindir ki Alfred Tomatis filtrelenmiş ses kullanmaya karar vermiş ve kulağın sesleri ayrıştırma görevini hafifletmenin yöntemini bulmuştur. İç kulağın fizyolojisi gereği yüksek frekanstaki sesler sinir sistemini düşük frekanstaki seslere kıyasla daha çok uyarmaktadır. Gerçekten de sessel uyarıları karşılayan kulak hücreleri, yüksek frekansları analiz etmeye yarayan bölgelerde daha çoktur.

    Tomatis Metodu'nun faydası sürekli midir?

    Tomatis programı sonucunda elde edilen ilerleme sürmektedir. Nedeni, edinilen faydanın koşullanmaktan değil, dengenin onarılması / restore edilmesindendir. Gerçekten, Tomatis Metodu'ndan umulanlar çok çeşitli de olsa, hepsi de fonksiyonel bozukluk / çalışmamadan kaynaklanmakta ve dolayısıyla az veya çok nörolojik açıdan bir dengesizlik durumu arz etmektedir. Elektronik kulakla yapılan kulak egzersizi kişinin denge durumuna dönmesini sağlamakta ki bu durum, normal yani olması gereken durum olduğu için, düşük veya yüksek derecede vahim bir çalışmama durumunun gerektirdiğinden çok daha az efor gerektirmektedir. Dolayısıyla, çoğu zaman, kişinin program süresince edindiği kazanımlar muhafaza edilirken ilerleme, gelişme süreci normal durumuna ulaştığı zaman da devam edebilmektedir.

    Blok dinleme kürleri arasında neden ara verilmektedir?

    Beynin değişime adapte olabilmesi için yoğun ve sürekli uyarılmaya ihtiyacı olduğu gibi bu değişimi şekillendirip entegre edebilmesi için uyarılmadığı bir döneme de ihtiyacı vardır. Entegrasyon, görünürdeki pasif dönemde yani dinleme kürü sürecinin bitiminden sonra meydana gelmektedir. Aslında bu bir asimilasyon / özümseme fazıdır. Uyarılma organizmamızı rahatsız etmektedir, dolayısıyla da asimilasyonun özümsenmesi için sindirme zamanı tanınmalıdır.

    Metot tehlikeli olabilir mi?

    Tomatis Metodu tıbbi anlamda terapi yöntemi değildir. Pedagoji, spor ve snat alanlarında alternatif değil, tamamlayıcı nitelikte bir tekniktir ve bu alanlardaki ilerlemeleri destekleyen ve etkinliklerini arttıran bir özelliğe sahiptir.

    Kimler Tomatis Metodu'ndan yaralanabilir?

    Tomatis Metodu çocuklar ile ergen ve yetişkinlerin öğrenme (konuşma, yazma, ifade yeteneği, anlama) kişisel gelişim (konsantrasyon, motivasyon, yaratıcılık, hedef belirleme ve hedefe ulaşma), davranış sorunları (motor sorunları, psikolojik sorunlar, yabancı lisan) ile ilgili çalışan profesyoneller tarafından kullanılabilir.

    Metot hamileler ve çocuklar üzerinde nasıl bir etki yaratıyor?

    Gebeliğin 18.haftasında (4,5 ay) kulağımız oluşumunu tamamlar ve beyin gelişimini desteklemek gibi önemli bir rolü üstlenir. Sinir sistemimizin oluşumuna akustik uyarılar belirleyici olmaktadır. Çocuğun dinleme isteği henüz anne karnındayken başladığından annenin sesi fetus için duygusal bir besin ve yaşam enerjisinin kaynağı durumundadır. Annenin sesi yumuşak, rahat ve ahenkli olduğunda fetus, akustik sinyallere severek yönelmekte ve bu yöneliş dinlemeyi teşvik etmektedir. Tomatis yöntemi ile uygulanan duyma küründen sonra annede derin bir rahatlama hissi ortaya çıkmakta, anne korkularının üstesinden gelerek mutluluk duygusu ile bebeğine yönelebilmektedir. Bu durum annenin sesine de yansıyarak bebeğin gelişimini desteklemektedir. Dinleme kürü kemik iletimi de olan özel olarak geliştirilmiş kulaklıklar ile uygulanmaktadır. Anneye uygulanan dinleme kürü sırasında karındaki bebek de kafatasının üst kısmından omurgaya oradan da leğen kemiklerine uzanan kemik iletimi sayesinde duyabilmekte ve bebeğin anne karnında rahatlaması sağlanmaktadır. Müzik dinleme kürü, anne ile bebeği arasındaki ilk iletişimin sağlıklı olarak kurulabilmesi, güçlendirilmesi ve annenin doğuma hazırlanması için oldukça iyi bir fırsattır. Çocukların konuşma, şarkı söyleme kalitelerinde; iletişim, konsantrasyon, okuma becerisi, sözlü ve yazılı ifade yeteneği; motor becerileri; sürat; imlalama; ritim duygusu; kendi kendine yetebilme ve genel davranışlar (sakin, açık vs.); anlama ve kavrama yeteneklerinde etkilidir.





    Tomatis Mucizesi
    Bizim Doktorumuz Mozart
    Bebeklere Mozart Terapi
    Krizden Hasta Düşen...
    Hayatınız Tomatis'le...
    Bilinçlianne.com Yazıları